|
SCRAPIE
Dr.Gülçin ERDAL (ÖZTÜRK) Vet.Hekim
Scrapie; koyun ve keçilerin merkezi sinir
sistemini etkileyen nörodejeneratif ve öldürücü bir hastalığıdır. Hastalık;
merkezi sinir sisteminde vakuoler ve süngerimsi değişiklikler ile
karakterizedir. Pek çok hayvan türünde ve insanlarda görülen Transmissible
Spongiform Ensefalopati (TSE) ler olarak adlandırılan hastalıkların
prototipidir. Hastalığın adı, hasta hayvanların sürekli olarak yabancı
objelere sürtünme isteği olan “scrape” kelimesinden köken alır. Hastalık La
tremblante, Traberkrankheit veya Gnubberkrankheit gibi isimlerle de
bilinmektedir.
Tarihçe ve Dünyadaki Durum
Hastalığın, ilk olarak Avrupa’da yaklaşık 250
yıl kadar öncesinde (1732) saptandığı bilinmesine karşın ilk yayın 1913’de
Journal of Comparative Pathology dergisinde yer almıştır. Keçilerde daha az
görülen hastalık ilk kez 1942 yılında Chelle tarafından tanımlanmıştır.
Hastalık ile ilgili daha yoğun çalışmalar 1940’lardan sonra Büyük
Britanya’da başlatılmış, 1960-1970 yılları arasında doğal ve deneysel
enfekte koyun, keçi ve deneysel enfekte fare ve hamsterlerde nöropatolojik
bulgular bildirilmiştir. Hastalık Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ilk
kez 1947 yılında Michigan’da İngiliz orijinli Suffolk ırkı koyunlarda rapor
edilmiştir. Daha sonraki yıllarda Border Leicester, Cheviot, Corridale,
Dorset, Hampshire, Merinos, Ramboullet ve Southdown ırklarında görülmüştür.
Ancak 1986 yılında İngiltere’de sığırlarda, scrapieli koyunlara ait karkas
ve iç organların rendering tesislerinde et-kemik unu şeklinde işlenmesi ve
sığırlara yedirilmesiyle ilişkilendirilen Bovine Spongiform Ensefalopati (BSE)
vakalarının görülmesiyle üzerinde dikkatle durulması gereken bir hastalık
halini almıştır. Sığırlardaki BSE ile insanlardaki yeni varyant Creutzfelt-Jakob
Hastalığı (nvCJD) ve Avrupa’da kedilerde görülen Feline Spongiform
Ensefalopati (FSE) arasında bağlantı olduğunun ortaya çıkarılmasıyla da tüm
TSE vakaları dikkati çekici hale gelmiştir.
Ocak 1993’de 91/68/EEC sayılı Avrupa Birliği
direktifleri doğrultusunda üye ülkeler arasındaki ticaretin kötü yönde
etkilenmemesi amacıyla hastalıkla ilgili ciddi önlemlerin alınması
kararlaştırılmış ve ihbarı mecburi hastalıklar listesine alınmıştır.
Hastalık pek çok Avrupa ülkesinde endemik olarak görülmekte olup diğer
kıtalardaki ülkelerden de bildirimler yapılmıştır. Avustralya ve Yeni
Zelanda ise hastalıktan aridir. Bir çok ülkenin scrapie izleme
programlarının olmaması sebebiyle de hastalık durumları bilinmemektedir.
Etiyoloji
Hastalığın etkeni;
konakçının normal prion proteini ile reaksiyona giren ve inaktivasyona
dirençli anormal bir
·
prion proteindir.
Prion terimi ilk kez 1982 yılında Stanley B.
Prusiner tarafından protein tabiatındaki enfeksiyöz partiküller için
kullanılmıştır. Prion proteinin, fonksiyonu henüz tam olarak bilinmeyen
konakçı proteini olduğu ve bilinen dekontaminasyon metotlarına karşı anormal
direnç gösterdiği bilinmektedir. Hücresel prion protein (PrPC) ve scrapie
isoformu (PrPSc) arasında kimyasal farklılık görülmezken, bunların
biyokimyasal ve biyofizik özellikleriyle ayrılabildikleri saptanmıştır.
Epizootiyoloji
Hastalıkta horizontal ve vertikal naklin mümkün
olduğu, anneden yavruya doğumdan önce ya da sonra bulaşmanın
şekillenebileceği saptanmıştır. Doğumdan sonra (horizontal) bulaşmada;
plasenta, fötal membranlar ve sıvılar yoluyla çevre bulaşması sonucu
hastalık yayılabilmektedir. Enfekte hayvanların sindirim sistemlerinde
bulunan prion proteinin de enfeksiyona neden olabileceği konusunda bazı
kanıtlar bulunmuştur. Epidemiyolojik bulgular bazı sürülerde görülen
hastalığın aşı orijinli olduğunu bildirmiş olup, koyun beyni ve meme
bezinden hazırlanan mycoplasma aşısı uygulamalarından sonra sürülerde
scrapie insidansının arttığı belirlenmiştir. Ayrıca rezervuar olarak
insektlerin de rol oynayabileceği, laboratuvar şartlarında scrapie etkeninin
fare, hamster, rat, mink, gerbil, sığır ve bazı maymun türlerine
inokulasyonla bulaştırılabildiği kaydedilmiştir.
Farklı koyun kaynaklarından elde edilen scrapie
izolatlarının farelere deneysel yolla verilmesiyle hastalığın farklı
şekillerde gelişimi, farklı scrapie suşlarının varlığını da gündeme
getirmiştir. Scrapie; genetik olarak bulaştırılan bir hastalık olmamasına
karşın, inkübasyon süresinin suş yanında konakçının genetik kontrolü
altında da olabileceği ve bazı genlerin,
konakçının direncini ve hastalığın inkübasyon periyodunu (24 aydan az ya da
çok) tayin ettiği bildirilmiştir. Bazı koyunların hastalığa daha
duyarlı olduğu, ancak keçilerde bu durumun daha üniform bir yapı gösterdiği
gözlenmiştir. Bu veriler ışığı altında dirençli ve duyarlı genlerin
belirlenmesi (Genotyping) scrapie hastalığının kontrolünde DEFRA tarafından
Temmuz 2001’den itibaren uygulamaya konulmuştur. Koyunlarda scrapie’ye
duyarlılığın, prion proteinin amino asit sekansı ile ilgili olduğu ve prion
proteinin 136, 154 ve 171 kodonlarının doğal scrapie’de rol oynadığı
saptanmıştır. Duyarlı PrP genotipleri Avustralya ve Yeni Zelanda gibi
hastalıktan ari ülkelerdeki koyunlarda da bulunabildiğinden, yaygın scrapie
formlarının genetik bir hastalığı göstermediği de düşünülmektedir. Bu
sebeple bir hayvanın scrapie’ye yakalanması için duyarlı bir PrP genotipi ve
enfeksiyona maruz kalmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.
Scrapienin insan sağlığı açısından risk
oluşturduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamakta olup, ayrıca koyun ve
keçilerden, çiftlikler, kesimhane ya da et satışı yapılan yerlerden
insanlara bulaştığına dair epidemiyolojik verilere de rastlanmamıştır.
Oral yolla yapılan inokulasyonlarda, PrPSc’nin
mideden kolona geçerek sindirim sistemine dahil olduğu ve bağırsağın lenfoid
dokusu özellikle peyer plakları aracılığıyla mezenterik lenf düğümlerine,
daha sonra ise dalak ve diğer lenfoid organlara ulaştığı düşünülmektedir.
Mekanizması henüz tam olarak bilinmemekle birlikte etkenin kan dolaşımı
yoluyla taşındığı, torasik spinal kord ve vagus sinirleri yoluyla olduğu
düşünülen nöroinvazyon sonucunda ise proteinin merkezi sinir sisteminde
toplandığı ve beyindeki düzeyinin klinik bulgunun şiddetiyle ilişkili
olduğu bildirilmiştir.
Klinik Bulgular
Hastalığın yılın herhangi bir zamanında
görülebildiği, ancak stres faktörlerinin etkili olması sebebiyle kuzulama
döneminde daha çok gözlendiği bildirilmiştir. Çoğu hayvanda haftalar hatta
aylar sürebilen klinik bulgular görülürken, bazılarında ise hastalığın çok
hızlı gelişerek ölümle sonuçlandığı saptanmıştır. Erkek ve dişilerin her
ikisinde de ve çoğunlukla 2-5 yaş arasında görüldüğü, ancak bir yaşın
altında ve 5 yaşın üzerindeki hayvanlarda da görülebileceği kaydedilmiştir.
Hastalıkta inkübasyon periyodu;
inokülasyon yoluna,
etkenin dozuna ve
patojenisitesine ve konakçının genetik duyarlığına bağlıdır. Koyunlarda
inkübasyon periyodu keçilerden biraz daha uzundur.
Hastalığın klinik
bulguları, farklı koyun ırkları, bireyler ve ülkeler arasında farklar
gösterebilir.
Hastalık yavaş
seyirlidir ve hasta hayvanlarda ölüme kadar ilerleyen başlıca klinik
bulgular aşağıda sıralanmıştır:
·
Kaşıntı
Hayvan kaşıntıyı hafifletmek için vücudunu
yemlik ve parmaklık gibi sert objelere sürter, bacak ya da vücudun diğer
bölgelerini ısırır. Bu nedenle aşırı yapağı kaybı ve deride zedelenmeler
oluşur.
·
Davranış değişiklikleri
·
Hasta hayvan kolay heyecanlanır,
·
Aşırı sinirlilik hali gözlenir,
saldırganlaşır ve sese duyarlılık artar,
·
Diş gıcırdatma, dudak şapırdatma
şekillenir,
·
Sürünün gerisinde kalır,
·
Depresif hale gelir.
·
Duruş ve hareketlerdeki değişiklikler
·
Hasta hayvanda özellikle baş ve boyunda
titreme görülür,
·
Erken devrede alışılmamış şekilde hızla
koşar,
·
Arka
bacaklar ile tavşan benzeri sekme hareketi yapar,
·
·
Şiddetli inkoordinasyon şekillenir,
·
Sendeleyerek yürür, arka ayaklar
güçsüzleşir ve ayakta duramaz.
·
Son bulgular
·
İştah azalması olmamasına rağmen kilo
kaybı gözlenir,
·
Ölüm şekillenir.
Scrapie hastalığında görülen bu klinik bulgular; ovine progressif pnömoni,
listeriozis, kuduz, yalancı kuduz, ektoparazit invazyonları, gebelik
toksemisi, hipomagnezemi ile kimyasal ve bitkisel zehirlenmelerde de
görülebilmektedir. Bu nedenle sahada scrapiden şüphe edildiğinde klinik
bulgular kadar hayvana ait önceki bilgiler de çok önemlidir.
Histopatolojik Bulgular
Merkezi sinir sisteminde, nöroparankimal
vakuoller ve prolifere reaktif astrositlerin görülmesi tipik bulgular olarak
sıralanmıştır. Ayrıca nöronal kayıp ve amiloidosis de görülmekte olup
lezyonlar bilateral simetrik dağılım göstermektedir. Merkezi sinir
sisteminde yer alan vakuoller ve diğer değişimlerin özellikle beyin kökünde
bulunduğu ancak cerebral
korteksde de dikkati çekici olduğu bildirilmiştir.
Teşhis
Hastalığın etkeni henüz tam olarak karakterize
edilememiştir. Nakledilebilir olduğu bilinmesine karşın moleküler kimliği
açık değildir. Scrapie hastalığında; serebrospinal sıvıda marker
proteinlerin saptanması dışında biyokimyasal, hematolojik ya da makroskopik
anormalliklerin görülmediği bildirilmiştir. Deneysel vakalarda tonsil ve
üçüncü göz kapağı biyopsilerinde PrP’nin anormal formlarının
immunohistokimyasal yöntemlerle teşhisi kullanılmaktadır. Ancak etkenin
kültürü yoluyla izolasyonu veya tespitine ilişkin ne bir test ne de
immunolojik ya da nükleik asit tanımlama yöntemi yoktur.
Teşhis; scrapie etkeninin
izolasyonu için invitro bir metod bulunmadığından klinik bulguların tanımına
ve beynin histopatolojik muayenesine dayanır.
a. Klinik yaklaşımsal
teşhis: Hasta hayvanlarda aşırı kaşınma gibi davranış değişiklikleri ve
anormal yürüyüş gibi nörolojik bulguların görülmesi,
b. Kesin teşhis (Histopatoloji):
Sinir sistemi dokusunun tam nöropatolojik muayenesi, Nöyronal vakuolasyon ve demyelinasyon, reaktif astrositozis (yangısal
lezyonsuz), nöropilin süngerimsi görünüşü,
c. Şüpheli histolojik
teşhis: İmmunokimyasal ve immunohistokimyasal teknikler ya da Elektron mikroskopta SAF’ın gösterilmesi ile teyit edilir.
Mücadele ve Kontrol
Scrapie, bir sürüde ortaya çıktığında kontrol
edilmesi oldukça güç bir hastalıktır. Hastalıktan korunma ve kontrol
amacıyla;
·
Şüpheli hayvanların bildirilmesi,
·
Hastalığın varlığının uygun teşhis
yöntemleriyle saptanması,
·
Preklinik dönemde enfeksiyonun
varlığının belirlenmesi,
·
Konakçıların duyarlılığının belirlenmesi
amacıyla scrapie genotipleme testinin uygulanmasının gerekliliği
saptanmıştır.
Scrapie’de kontrol ve eradikasyon konusunda
yapılan uygulamalar ülkeden ülkeye büyük değişiklikler göstermektedir. Bazı
ülkeler, sadece enfekte sürüleri değil, hastalığa maruz kalan hayvanlar
dahil tüm sürüyü kapsayan geniş depopulasyon tedbirleri kullanmış, bazı
ülkeler ise sürü depopulasyon programları, sertifikasyon programları ve
genetik kontrol programları uygulamışlardır. Genel olarak hastalığın kontrolü amacıyla;
·
Tüm
klinik olaylar ötanazi edilmeli ve karkaslar imha edilmelidir.
·
·
Temas eden hayvanlar
kesilmeli ya da izole edilerek 2 yıl karantinada tutulmalıdır.
·
Kontamine mera ve
padoklar boş bırakılmalıdır.
·
Ajanın doğal
inaktivasyonu için gereken kesin süre bilinmediğinden
·
altlıklar tamamen imha
edilmeli ve kontamine malzemeler %0.5 sodyum hipoklorid ile dezenfekte
edilmelidir.
·
Kan testiyle (Genotipleme)
dirençli ya da duyarlı koyunları identifiye etmek mümkündür.
Ülkemizde Tarım ve Köyişleri.Bakanlığı, Koruma
ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan Hayvan Hastalıkları ve
Zararlıları ile Mücadele Programı kapsamında yer alan scrapie hastalığı ile
ilgili olarak; sinirsel semptomla seyreden hastalık belirtileri gösteren 18
ay ve üzeri yaştaki hasta koyun ve keçiler, diğer hastalıklar yanında bu
hastalık yönünden de incelenmektedir.
22 Mayıs 2001’de Avrupa Birliği tarafından (EC.999/2001)
alınan kararlar doğrultusunda teşhis, korunma ve kontrol amacıyla gerekli
uygulamalar belirlenmiştir. Scrapie şüpheli vakalarda öncelikle hayvanın en
kısa zamanda laboratuvara gönderilmesi, postmortem muayeneden sonra beyin
dokusunun histopatolojik muayeneye alınması, muayene sonucunda karar
verilemeyen ya da negatif çıkan olguların immunohistokimyasal yöntem ya da
immunoblotting ile test edilmesi gerekmektedir. Söz konusu testlerden
birisinin pozitif olması durumunda hayvanlar scrapie pozitif kabul
edilirler. Bu amaçla hızlı testler (immunoblotting test, chemiluminoscent
ELISA test, sandwich immunoassay) kullanılmaz.
Kesimhanelerde kesilen hayvanlarda yapılacak
izleme çalışmasında ise alınan örnekler hızlı teste tabi tutulurlar. Hızlı
test sonuçları pozitif ya da şüpheli vakalarda beyin kökü konfirmasyon
amacıyla immunohistokimyasal ve immunoblotting testleriyle kontrol
edilirler. Konfirmasyon test sonuçları pozitif bulunanlar scrapie pozitif
olarak değerlendirilirler.
Kaynaklar
Gibson
PH, Somerville RA, Fraser H, Foster JD and Kimberlin RH: Scrapie
associated fibrils in the diagnosis of scrapie in sheep. Vet.Rec.,120(6):125-127.
(1987)
EUR-Lex:Community
legislation in force-Document 301R0999: Regulation (EC) No 999/2001 of the
European Parliament and of the Council of 22 May 2001 laying down rules for
the prevention, control and eradication of certain transmissible spongiform
encephalopathies. Official J. L 147, 1-40. (2001)
Klein MA,
Frigg R, Flechsig E, Raeber AJ, Kalinke U, Bluethmann H, Bootz F, Suter M,
Zinkernagel RM and Aguzzi A: A crucial role for B cells in neuroinvasive
scrapie. Nature, 390: 687-690. (1997)
Mason B:
Britain: Report highlights BSE danger from infected sheep. (2002)
OIE
Manual of Diagnostic Tests and Vaccines for Terrestrial Animals 5 th edition,
http:://www.oie.int/eng/normes/mmanual/. (2004)
Report
of a WHO Consultation on Medicinal and other Products in Relation to Human
and Animal Transmissible Spongiform Encephalopathies,1-16. (1997) http://
www.who.int/emc.
Scottish
Executive Rural Affairs Department. Scrapie. Advisory notes for farmers,
MAFF, (2001) http://www.maff.gov.uk/animalh/animindx.htm.
|