Fotoğraf Galerisi

 
Dergimiz

Enstitünün bilimsel yayın organı olan dergi, 1958 yılında yayınlanmaya başlamıştır

.

 

2008 Yılı Fiyatları

 
Bilgilendirme
 

 

 

AVIAN INFLUENZA

(kuş gribi)

(Fowl Plague, Pestis Avium, Kanatlı İnfluenzası,Tavuk Vebası,  Kuş Gribi)

 Dr. Fethiye ÇÖVEN

Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü- İZMİR

Tavuk vebası ve kuş gribi olarak da bilinen avian influenza (AI) evcil ve yabani kanatlılar ile memeli hayvanların çoğunda solunum ve sindirim sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden oldukça bulaşıcı olan, insanlardaki grip benzeri bir hastalıktır.

Tavuk vebası tüm dünyada büyük ekonomik kayıplara neden olan bir hastalık olup  tavukçuluk sektörünü tehdit eden en önemli viral hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. Hastalığın zoonoz  karakterde olması yani hayvanlardan insanlara bulaşması ve insanlarda da ölümcül vakalara sebep olması hastalığın önemini daha da arttırmaktadır.

 Hastalık etkeni Orthomyxoviridae familyasından Influenza gurubuna ait, tek sarmallı, RNA karakterinde genetik madde taşıyan Influenza A virusudur.

Influenza viruslarının 3 tipi identifiye edilmiştir. Bunlar Influenza A,B ve C tipleridir. B ve C tipleri yalnız insanlarda hastalık oluşturur. A tipi ise insan, at, balina, domuz, Amerikan vizonu ve kanatlılarda hastalık oluşturur. Influenza virusunun patojenitesi alt tiplere göre değişiklik gösterir. Avian influenza tahribat gücü büyük olan bir hastalıktır. Bugün, bütün oldukça patojenik izolatlar influenza A viruslarının H5 ve H7 alt tipleri olarak belirlenmiştir. Bu suşlar % 100'lere varan düzeyde ölümlere sebep olabilirler ve evcil türlerde oldukça büyük ekonomik kayıplar oluştururlar. Diğer suşlar ya çok az hastalık belirtisine sebep olurlar ya da hiç farkedilmezler. Fakat bununla beraber bu ailede yer alan Influenza viruslarının antijenik yapılarının hızla değişim eğilimleri vardır. Düşük patojeniteye sahip suşlar değişime uğrayarak hızla gerçek öldürücü suşlar haline dönüşebilir.

 Öldürücü bir hastalık olan avian influenza'nın etkeni birçok ülkede izole edilmiştir. Influenza virusları ılıman ve kutuplara yakın bölgelerdeki insan, domuz ve at popülasyonlarında belirli zamanlarda, özellikle kış mevsiminde, tropikal ve subtropikal bölgelerde ise bütün yıl boyunca görülmektedir. Tavuklar ve deniz memelilerinde herhangi bir zamanda influenza salgını çıkabilir. Avian influenza virusu Uzakdoğu, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da izole edilmiştir. Hastalık özellikle Afrika ve bazı Asya ülkelerinde enzootik tarzda bir seyir göstermektedir. Hastalığın Türkiye'de varlığı henüz tespit edilmemiştir.

 Virus daha çok ördeklerden izole edilmekle birlikte sülün, evcil kaz, bıldırcın, tavus kuşu, muhabbet kuşu, martı, bataklık kuşları, keklik, deniz kuşları, beç tavuğu ve papağan cinslerinden de izole edilmiştir.

 Göçmen kuşlar influenza virusunun ana taşıyıcısı olarak bilinirler ve bulaşmada önemli rol oynamaktadırlar. Bu kuşlar solunum yolu, konjuktivadan ve dışkıları ile büyük miktarlarda virusu saçarlar ve bunların göç etmeleri nedeniyle virusu bir bölgeye, ülkeye ya da kıtaya hızla yayarlar. Evcil kanatlıların aksine doğada serbest olarak yaşayan kuşlarda influenza virusundan dolayı belirgin ve tipik bir hastalık tablosu şimdiye dek bildirilmemiştir.  Salgınlar genellikle kuşların göç yollarına yakın yerlerde olmaktadır. Uzun mesafe kateden kuşlar çok yorgun ve stresli olduklarından bunların virus saçımı artar, bunlar acıktıkları zaman  kendilerine ticari kanatlı alanlarının yakınlarındaki yem kaynaklarında yem ararlar. Bu durum ticari stokların yabani kuşlar tarafından enfekte olmaları şansını arttırır. Enfeksiyonun evcil kanatlılara yayılması çoğunlukla enfekte dışkılardan kontaminasyon ile olmaktadır. Bu bölgede bulunan ticari kanatlıların yabani kuşlarla direk teması ile de olabilir. Alternatif olarak personel ve ekipman gibi indirek vektörlerle de enfekte materyal kümesteki hayvanlara bulaştırılabilir. Rüzgarla yayılma muhtemelen çok yakın kümesler arasında olur çünkü virusun hava yolu ile taşınması birkaç kilometre ile sınırlıdır.  İnsanlar ve aktiviteleri virusun kanatlı yetiştirilen alanlar içerisinde en etkili yayılma metodudur.

Vertikal bulaşma yani yumurta yolu ile anneden civcive bulaşma ile ilgili kesin bir kanıt bulunmamakla beraber enfekte hayvanlardan elde edilen yumurtaların kabuklarında etkenin varlığı saptanmıştır.

 

Klinik Belirtiler:

Avian İnfluenza enfeksiyonunda klinik semptomlar çeşitlidir ve virus suşlarının virulensi, etkilenen tür, yaş, çevre  ve aynı anda seyreden bakteriyal hastalıklar semptomların üzerine etkilidir.

Hastalığın kuluçka süresi 3-5 gündür. Genellikle 24-36 saatte hastalık kendini gösterir. Hastalar 1-7 gün içerisinde ölürler. Hasta hayvanlarda vücut ısısı yükselir, tüyler kabarır, şiddetli ishal vardır. Yumurta verimi azalır ya da tamamen durur. Hasta hayvanlar iştahsızdır, göz kapakları kapanabilir, konjuktiva şişmiş ve kırmızı renktedir. Sakal ibik ve gözlerin çevresinde karakteristik olarak ödem ve siyanoz şekillenir. Ödem boyun ve göğüs bölgesine de yayılabilir. Glottisteki ödem boğulma ile sonuçlanan solunum güçlüğüne neden olur. Solunum güçlüğü ile birlikte burun deliklerinden grimsi kanlı bir eksudat gelir. Özellikle hindi palazlarında solunum yollarının tıkanması ilgi çekicidir. Hayvanlarda ani bir ürküntü olduğu taktirde kitle halinde ölümler meydana gelir. Hastalanan hayvanlar çoğunlukla iki gün içerisinde ölürler. Akut dönemi atlatan hayvanlarda eksitasyon, konvulsiyonlar veya dönme hareketleri ve ataksi dahil olmak üzere sinirsel belirtiler, inkoordinasyon, yürüyememe ve ayakta duramama gibi klinik bulgular gözlenir. Yumurta verimindeki ani düşüşün yanısıra yumurta kabuğunda renk açılması, kalitesinde bozukluk şekillenmesi ve incelme dikkat çekici şekilde artar.

Genellikle hızla beliren solunum ve sindirim sistemi problemlerine ek yüksek ateş bulguları Newcastle hastalığına benzerlik gösterir. Klinik belirtilere bakılarak hastalık teşhis edilemez.

 

Otopsi Bulguları:

Patolojik bulgular virusun virulensine ve kanatlı türlerine göre değişkenlik gösterir. Ölüm sertliği ölümü takiben hemen şekillenir. Ani ölümlerde herhangi bir lezyon belirlenemezken ileri safhalarda dehidrasyon, karın yağları da dahil kaslarda, iç organlarda kanamalar, baş ve boyunda deri altı ödemler, burun ve ağızdan akıntılar, sternumun iç yüzünde peteşiler, böbrekte, yumurtalıklarda, ön midede taşlıkta ve bilhassa bağırsak mukozasında kanamalar gözlenir. Derinin karkastan sıyrılmasıyla deri altı dokularda saman sarısı renkte berrak bir sıvıya rastlanır. Kan damarları çoğunlukla tıkanmıştır. Karaciğer, dalak ve böbreklerde sarıdan griye kadar değişen odaklar, kanama ve nekrotik bozukluklar görülür. Özellikle uzun süreli enfeksiyonların görüldüğü olgularda sinüzitis, fibrinöz perikarditis ve peritonitis gözlenir. Yumurta tavuklarında yumurtalıklarda kanamalar veya nekrotik odaklarla birlikte dejenerasyonlarda görülür.

 

Teşhis:

Klinik semptom, anemnez, otopsi bulguları kesin teşhis için yeterli değildir. Hastalığın kesin teşhisi laboratuvarda virusun izolasyonu ve identifikasyonu ile mümkündür.

Laboratuvarda teşhis çalışmalarında hemaglutinasyon inhibisyon (HI), virus nötralizasyon (VN), agar jel presipitasyon (AGP), enzym linked immunosorbent assay (ELISA) gibi serolojik testlerden de yararlanılmaktadır.

Özellikle ilk izolasyonda Newcastle hastalığının elimine edilmesi yönünden HI testi pratik öneme sahiptir. Serolojik testler bilhassa epidemiyolojik çalışmalarda ve saha koşullarındaki salgınların belirlenmesinde kullanılır. Laboratuvara serolojik muayeneler için gönderilecek olan serum için sürünün % 1'inden kan alınmalıdır. Alınan kanlar pıhtılaştıktan sonra çizilerek serumu çıkarılmalı ve mümkünse serum gönderilmelidir.

Avian İnfluenza klinik olarak İnfeksiyöz Bronşitis, İnfeksiyöz Laryngotracheitis, Tavuk kolerası, Newcastle hastalığı, Mikoplazma enfeksiyonları ve Marek hastalığının bazı formları ile karışabilmektedir.

 

Hastalığın teşhisi için laboratuvara marazi madde gönderme usulleri:

Hasta veya ölen civciv ve piliçlerden birkaç tanesi, hastalar altı ve yanı kapalı kafeslerde, ölüler plastik torbalarda kutu içerisinde en kısa zamanda ve en seri vasıta ile laboratuvara gönderilmelidir.

Bu materyaller tipik vakalardan seçilmelidir. Hasta veya ölenlerin bütün olarak gönderilemediği durumlarda hastalığın tipik belirtisini gösteren hayvanların iç organları aseptik koşullarda çıkarılarak histopatolojik muayeneler için % 10 formol ihtiva eden kavanozlara, diğer muayeneler için % 50 gliserinli fizyolojik tuzlu su (FTS) bulunan kavanozlara konularak laboratuvara  gönderilmelidir. Hastalığın zoonotik önemi dikkate alınarak otopsi ve marazi madde alma işlemlerini yaparken maske ve eldiven kullanılmalıdır.

 

Korunma:

Avian Influenza hastalığına yönelik bir tedavi yoktur. Birçok ülkede ihbarı mecburi hastalıklar arasındadır ve devletçe kontrolü esas alınmıştır. Sürünün direncini arttırmak için yem ve sularına vitamin, sekonder enfeksiyonları önlemek için yeme antibiyotik katılır.

Hastalıktan korunmak amacıyla dışarıdan sürüye kesinlikle hayvan katılmaması ve"all in - all out" hepsi içeri - hepsi dışarı sistemi kuralına uyulması gerekir. Kümeslere yabani kuş ve rodentlerin girişi engellenmeli, kanatlılarla yabani kuşların, özellikle su kuşlarının kontaktları titizlikle önlenmeli, bakıcıların dışında kümeslere kimsenin girişine izin verilmemeli, kümes girişlerine dezenfektanlı küvetler konulmalıdır. Kümeslerin etrafındaki alanlar temizliği kolay olan ve dezenfekte edilebilen malzemelerden yapılmalıdır.

 Etken çevre koşullarında özellikle soğuk ve nemli ortamlarda oldukça uzun bir süre canlılığını sürdürebilir. Saha da virusun inaktivasyonu için kullanılan başlıca dezenfektanlar sodyum hipokloritin  % 2'lik solüsyonu,  iyodin, formalin +permanganat, quarterner amonyum bileşiklerinin % 4'lük solüsyonu , kalsiyum hidratın (kireç sütü) %3' lük solüsyonu, kresilik asitin % 2.2'lik, sentetik fenollerin % 2'lik solüsyonudur.

Virus hasta hayvanların nasal sekresyonları ve gaitaları ile etrafa saçılır ve kümes şartlarında 5 hafta kadar canlılığını sürdürür. Dokularda, dışkı ve suda uzun süre canlı kalır. Bu nedenle hastalığın kontrolünde en önemli problem gübredir. Virus dışkıda yüksek orandaki nem ve düşük ısıda canlılığını daha uzun süre sürdürür. Enfekte gübrede 4 oC'de30-35 gün, 20 oC'de 7 gün, kış mevsiminde sulu dışkıda 105 gün canlı kalır. Bu nedenle kümeslerin periyodik dezenfeksiyonu, temizliği, havalandırması, gıda ve su hijyeni, kümes ısısı ve rutubeti, hayvan bakıcılarının temiz tulum, dezenfekte edilmiş çizme ve eldiven kullanmaları sağlanmalıdır.

 Avian Influenza hastalığına karşı hazırlanmış olan aşılar klinik semptomların gelişmesini önler fakat enfeksiyonun gelişmesini engelleyemez. Genellikle az patojen suşları taşıyan hayvanların aşılandıklarında genetik değişim ya da mutasyon ile bu suşların çok patojen suşlara dönüşme ihtimali vardır. Aşılı hayvanlar virulent virusu saçmaya devam eder ve aynı zamanda da serolojik kontrole engel olur. Bu nedenle de aşılama tavsiye edilmemektedir.

Oldukça Patojen Avian Influenza (HPAI)

 

Etiyoloji:

Etkenin klasifikasyonu: Virus Orthomyxoviridae familyasından, Influenza gurubuna ait RNA karakterinde genetik madde taşıyan İnfluenza A virusudur. Patojenitelerine göre değişmek üzere, kanatlı türlerinden izole edilen birçok serotip bulunmaktadır. Bugün, bütün oldukça patojenik izolatlar Influenza A viruslarının H5 ve H7 subtipleridir. Bununla beraber tüm H5 ve H7 subtipler patojen değildir.

 

Fiziksel ve Kimyasal etkenlere direnci:

 

Isı: 56 oC'de 3 saatte, 60 oC'de 30 dak.da inaktive olur.

 

pH:  Asit pH'larda inaktive olur.

 

Kimyasal maddeler: Okside edici ajanlar sodium dodecyl sulphate, lipid solventler, B-propiolactone ile inaktive olur.

 

Dezenfektanlar:  Formalin ve iodin bileşikleri tarafından inaktive olur.

 

Virusun direnci : Dokularda, dışkıda ve aynı zamanda suda uzun süre canlılığını sürdürebilir.

 

Epidemiyoloji:

 

§         Oldukça bulaşıcıdır

 

Konakçı:

 

§         Oldukça patojenik avian Influenza izolatları başlıca tavuk ve hindilerden sağlanmıştır.

§         Bütün kanatlı türlerinin infeksiyona hassas olduğu kabul edilmektedir.

 

Bulaşma

 

§         İnfekte hayvanların sekresyonları ile, özellikle dışkı ile direk temas

§         Kontamine yem,su ekipman ve kıyafetlerle

§         Klinik olarak normal su kuşları ve deniz kuşları virusu sürülere bulaştırabilir.

§         Kırık ve çatlak kontamine yumurtalar civcivleri kuluçka makinasında iken infekte edebilir.

 

Virus kaynağı

 

§         Dışkı, respiratorik sekresyonlar

§         Oldukça patojenik viruslar infekte dışkıda aynı zamanda dokularda ve suda uzunca bir süre canlı olarak kalabilir.

 

Yayılışı :

 

Apatojenik ve düşük patojenik (mild) avian influenza A virusları dünya çapında ortaya çıkar. Oldukça patojenik avian influenza A (HPAI) viruslarının H5 ve H7 subtipleri Avrupa ve diğer ülkelerde zaman zaman yabani kuşlardan izole edilmiştir. HPAI'nin sebep olduğu hastalık salgınları ABD'de Pennsilvanya çevresinde 1983-84'de rapor edilmiştir. Son zamanlarda Avusturalya, Pakistan ve Meksika, İtalya, Hollanda, Belçika, Almanya, Uzakdoğu, Rusya’da hastalık salgınları şekillenmiştir.  Son günlerde de Türkiye, Romanya ve Yunanistan’da göçmen kuşlar tarafından getirildiği sanılan Avian Influenza ( H5N1) vakaları rapor edilmektedir.  Düşük patojeniteli H5 viruslarının mutasyona uğrayabildiği ve oldukça patojenik hale geldiğine dair kanıt vardır. HPAI infeksiyonları çok nadir olarak görülebilir ve aynı zamanda H5 ya da H7 subtipleri olabilen düşük patojeniteye sahip viruslarla karıştırılmamalıdır.

 

Teşhis

İnkübasyon periyodu 3-5 gündür.

 

Klinik Teşhis

 

§         Şiddetli depresyon, iştahsızlık

§         Yumurta veriminde oldukça bariz ani bir düşüş

§         Şişkin ve siyanotik ibik ve sakallarla karakterize yüz ödemi, göz çevresinde, ibik ve sakallarda siyanoz ve ödem

§         İnternal zarların yüzeylerinde peteşiyal kanamalar

§         Ani ölümler (mortalite %100'e varabilir)

§         Kesin teşhis için virus izolasyonu gereklidir.

 

Lezyonlar

 

Tavuklarda

 

§         Ani ölüm vakalarında lezyonlar bulunmayabilir

§         Kaslarda şiddetli kanamalar

§         Dehidrasyon

§         Baş ve boyun bölgesinde subcutan ödemler

§         Burun ve ağız boşluğunda irinli akıntı

§         Konjuktiva'da şiddetli kanamalar, bazen peteşiler

§         Tracheanın lumeninde yoğun mukoz exudatı, ya da şiddetli hemorajik tracheitis

§         Sternum'un iç kısmında serosada ve abdominal yağlarda, serosal yüzeylerde ve vücut boşluğunda peteşiyal kanamalar.

§         Böbreklerde ağır kanamalar, bazen tubuluslarda ürat birikintileri ile birlikte

§         Ovaryumlarda hemorajiler ve dejenerasyon

§         Proventrikulusun mukozal yüzeyinde, özellikle taşlık ile birleşme yerinde hemorajiler,

§         Taşlık'ın iç tabakasında hemorajiler ve erozyonlar (ülserler)

§         Bağırsak mukozasındaki lenfoid dokularda hemorajik odaklar,

 

Hindilerdeki lezyonlar tavuklarda görülenlerle benzerdir, fakat aynı derecede belirgin olmayabilir.

Ördekler HPAI ile  infekte olabilir ve virusu saçabilir, klinik semptomları ya da lezyonları göstermeyebilir.

 

Karıştığı Hastalıklar

 

§         Newcastle ve diğer PMV inf.

§         Infeksiyöz Bronşitis

§         İnfeksiyöz Laryngotracheitis

§         Akut Gumboro

§         Mikoplazma infeksiyonları

§         Marek hastalığının bazı formları

§         ORT (Ornithobacterium rhinotracheale)

§         Klamidiozis

§         Koli septisemi

§         Kolera

§         Akut Zehirlenmeler

 

 

Laboratuvar Teşhisi

 

Yöntemler

 

Etkenin identifikasyonu

 

§         9-11 günlük embriyolu SPF tavuk yumurtasına inokulasyonu izleyerek

 

q       hemagglutinin görülmesi

q        immundiffüzyon testi Influenza A virusunun varlığını teyit eder,

q       Monospesifik antiserumlarla sub-tiplerin ortaya konulması

q       Suş virulensinin değerlendirilmesi: 4-8 haftalık yaştaki piliçlerde IVPI'nin değerlendirilmesi

 

 

Serolojik Testler

 

q       HA-HI testleri

q       AGID testi

q       ELISA

 

Materyaller

Etkenin identifikasyonu

 

§         Canlı hayvanlardan tracheal ve kloakal swaplar (ya da gayta) veya ölü hayvanlardan gayta ve organ numuneleri

 

Serolojik testler

 

§         Pıhtılaşmış kan örnekleri ya da serum

 

Koruma ve Kontrol

 

Tedavisi yok

 

Sağlığın korunmasına ait profilaksi

 

§         Kanatlılarla yabani kuşların, özellikle su kuşlarının kontaktları titizlikle önlenmeli

§         Sürüye, hastalık durumu konusunda bilgi olmayan hayvanların katılmasından kaçınılmalı

§         İnsan trafiğininin kontrolü

§         Uygun temizlik ve dezenfeksiyon prosedürleri

§         Her çiftlikte tek yaş gurubu  yetiştirmeler ( "all - in-all-out") tavsiye edilmektedir.

 

Salgınlarda

 

§         Tüm hayvanlar kesime sevkedilmeli

§         Tüm hayvan ürünleri ve karkaslar bertaraf edilmeli

§         Temizlik ve dezenfeksiyon

§         Kümese tekrar hayvan konulmadan önce en azından 21 gün boş bırakılmalı

 

  

Medikal profilaksi

 

§         Geçmişte: HPAI'ya karşı yapılan aşılamaların faydadan çok zarar verebileceği düşünülmekteydi. Aşılanmış hayvanlardan bazılarının enfekte olabileceği ve virusu çevreye saçmaya devam etme riski ve aşının kontrol çalışmalarının engelleme ihtimali nedeniyle aşı uygulamaları yasaklanmış veya kullanımına kısıtlama getirilmişti. Buna rağmen Pakistan ve Meksika'da yaşanan salgınlarda inaktif aşılar  yaygın olarak kullanılmış ve hastalığın hızla yayılmasını engelleyerek mücadelede başarı sağlamıştır.

 

§         Son yıllarda; biyogüvenlik kurallarının tam olarak uygulanmadığı ve kanatlı sayısının yüksek olduğu bölgelerde Avian Influenza salgınının ortaya çıkması durumunda enfeksiyonun yayılımını kontrol altına alabilmek için aşılardan yararlanılmaktadır. Aşılı hayvanlarda klinik belirtiler azalmakta enfeksiyona direnç artmakta ve enfekte hayvanlar tarafından dışkı ile çevreye saçılan virusun miktarında önemli ölçüde azalma olmaktadır.

 

§         Günümüzde inaktif homolog aşılar, inaktif heterolog aşılar ve rekombinant aşılar Avian Influenza ile mücadele ve korunmada kullanılmaktadır.